Tasarim Adina Hersey Burda
 
  Ana Sayfa
  üye girisi
  Canli Radyo Tv
  Web Cat msn-aim-yahoo
  Video izle
  Oyun
  Üye Ol
  Haberler
  Rüya Tabirleri
  Fikralar
  Resim Bölümü
  Stilistlik Ders Notlari
  Kulağa küpe olacak hazır cevaplar
  Mevlana Celalettin Rumi
  => Mevlananın Eserleri
  => Mevlana'nın Sözleri
  => Atatürk ve Mevlana
  => HZ.Mevlananın Hayatı
  => Mevlana Sevgisi
  özel
  Onlione İngilizce Türkce Sözlük
  Mp3 Dinle
  İslamiyet
  Aşkların Ölümü { Charles Baudelaire}
  Gerekli Linkler
  İbretlik
  Annemin yalnızca bir gözü vardı.
  Sitrese Karşı Korunmma
  Aşk'ta Ve Evlilikte Mutlu Olmak İçin Altın Kurallar
  HZ. SÜLEYMAN (a.s) İLE KARINCA
  Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir de kurdun ağzından dinleyelim
  Kayserili hırsız
  İslam'da Selamlaşmanın Önemi
  Kahve Teneleri
  Alkol Kanser Riskini Arttırıyor
  herkes kendi hikayesini yazar
  CAN..
  Yetmezmi
  Bir adam Hz. Ali'ye geldi
  Sevgi Üzerine
  Bekar bırakan 5 aşk hatası
  Dadaşca Sevmek
  Bilgisayar Terimlerinin Osmanlıca Mealleri
  Mükemmel ilişkinin 20 bilimsel sırrı
  Yaşamınızı Sevgi İle Doldurun
  Armudun İyisini Ayılar Yerler
  Hayırsız evlatlar için
  Karakteriniz Kaderinizdir...
  Sevgili Peygamberim
  KÖR KUYU‏
  ERKEKLER EVLİLİK YILDÖNÜMLERİNİ HATIRLAR MI???
  Can Yücel'den
  Diplomasi boyle birsey
  Şeytan ve Kadın
  3. Hikaye
  inşaat ustası
  Video Klipler
  Kim Yazmışsa Güzel Yazmış
  SEN ÇOK YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA
  Atatürk Mustafa'yı görse!
  Bu genc arkadas
  Şehitlerimize Fatiha
  Babası öldü. Yetim Büyüdü
  HIRİSTİYANLIKTAKİ PUTPERESTLİK
  Deneme Sayfası
Mevlana Celalettin Rumi
Yılmaz ERDOĞAN'dan Mevlananın şiiri
Şems`in Gidisi Hüsnü Şenlendirici (Gözüm) (Mevlana Celaledin-i Rumi) Taksim Trio - video powered by Metacafe {Mevlana}

 

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun. etme

Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun. etme

 

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı

Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun. etme

 

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru

Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun. etme

 

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için

Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun. etme

 

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi

Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun. etme

 

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan

Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun. etme

 

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan

Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun. etme

 

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer

Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun. etme

 

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi

Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun. etme

 

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize

O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun. etme

 

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle

Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun. etme

 

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı

Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun. etme

 

isyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil

aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun. etme

Hz. Mevlana'nın Hayatı
Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.
Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.

     Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.

     Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.

     Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.

     1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.

     Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.

     Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.

     Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.

     Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.

     Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını" görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.

     Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.

     Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını Mevlâna'nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.

     Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.

"Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir"

Günün Haberleri  
  AnaSayfam Yap

» Bu sitemizi ziyaretiniz Bilgileriniz
BiYMED Forum
 
Döviz Kurları  
   
Şans Oyunları Sonuçları  
   
Sinemalarda Bu Hafta  
 
Program Arama Motoru
 
Bugün 1 ziyaretçikişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol